29.07
Parmaklarım
tellerde, her akor isminin tınısında. Boş sokaklarda yürüyorum, martı sesleri
haykırıyor bu gece yalnızlığı. Kulaklarımı tıkadım bütün Dünya’ya büyük bir
uğultu hakim kafamda. Düşmüş içimdekinin tacı. Kölesi olmuş bir iki hapın. Ellerimde
kurumuş çiçeklerle uzanıyorum yerde. Tavan her zamankinden daha boş, duvarlar
daha dar. Radyoda çalan şarkı daha anlamlı bugün. Bugün daha bi’ ölümlü Dünya.
Bana ait olan her şeyi başkalarında
görüyorum. Başkalarına ait olan bütün hüzünler ise artık benim yüreğimdeler. Zaman
geçiyor, insanlar değişiyor, tüm sevdiklerim yabancı oluyor. Yabancı kollar ise
bir kadar uzak ama o kadar da şefkat dolu geliyor. Herkes gidiyor, uzaklar
yakınken bütün yakınlarım uzak oluyor. Ben ise olduğum yerde bu bomboş şehrin
gürültülü sokaklarında yaşlanıyorum. Merhametten uzak gözlerde ya da kimde
bulacağınızı bilemediğiniz sevgiyi ararken yavaşça eriyorum.
Her
zamankinden sessizim. Her zamankinden daha az aydınlık Dünya. Ben, ben olmayı
çoktan bıraktım artık. Aynada kimi görürsem oyum. Sonbaharda yaprak döken bir
ağacım. Sen gölgemde soluklanmak isterken, ben sana ölümü vadeden bir ağacım.
Bir sonraki yazı görür müyüm bilmem. Bunca fırtına görmüş, senin bir rüzgarına
devrilen bir ağacım.
Uzun
yolculuklarda pencereye vurup seni düşünmeye iten yağmur damlaları kadar
seviyorum seni. Karanlık gecelerinde ay olmak istiyorum pencerenden baktığında
sana huzur veren. Ben senin için yeniden ben olmak istiyorum. Bütün dertlerimi
unutup bir bakışına tüm tarihi baştan yazmak istiyorum. Kelimelerimi sadece
sana sarf edeyim, mürekkeplerim adınla tükensin. En çok da fani bedenimi terk
edip cennet bahçelerinde seninle sonsuz olmak istiyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder